SAÇ NİÇİN DÖKÜLÜR
Saç dökülmesinin nedenlerine göz atalım.
Olağan saç dökülmesi:
Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça şekil verme çalışmaları) dökülür. Bunun yerine yeni saç çıkar. Günde ortalama 100 adet saç dökülür. Yeni doğan bebekte ve hamilelikte görülen saç dökülmeleri kısmen olağan saç dökülmesi sayılabilir.
Stres ve saç dökülmesi:
Kişi psikolojik sıkıntılarını kişisel yada ailsel sorunlarını bir dermatolojik problem halinde yansıtabilmektedir.
Tıp literatürü ani, ciddi stres sonucu ortaya çıkan dramatik saç kayıpları örnekleri ile doludur. Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı, gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir.
Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, özbenlik duygusunda azalma gibi olumsuz sonuçlar çıkarken, kadınların da günlük yaşamlarını negatif etkilediği ve sosyal problemler yaşadıkları görülmüştür.
Kozmetik uygulamalarda ortaya çıkan saç problemleri:
Uzun yıllardır temel amaç olarak saçı düzenli tutmak ve görünümünü güzelleştirmek için değişik yöntemler uygulanagelmektedir. Bunlar kimyasal maddeler, kozmetik ürünler vs. dir. Ancak bu maddeler ve yöntemler saç ve saçlı deri için fiziksel bir travma nedeni olur ve bazen istenilmeyen yada kalıcı olabilen değişikliğe yol açar. Saçı temizlemek için kullanılan şampuanlar, Saç Boyaları, fırçalanması, jel, sprey, köpük sürülmesi gibi işlemler,aşırı sıcak fön uygulamaları saçlara zamanla zarar verir ve dökülmesini sağlar.
İlaçlara bağlı saç dökülmeleri:
Pek çok ilaç saç büyümesi üzerine baskılayıcı tarzda etki yapabilir. Saç folikülleri yüksek oranda kan alan bölgelerdir. Vücuda giren herhangi bir ilaç kan yoluyla saç köküne gelir. Eğer ilaç uzun süre alınır ve yoğun bir biçimde saç köküne gelirse tüm saçlar dökülebilir(diffuz alopesi).
Kanser ilaçları,
Yanlışlıkla yada intihar amacıyla alınan talyum,
A vitamini fazla alınımı,
Sentetik ağızdan alınan retinoidler,
Heparin,
Flucunazole,
Doğum kontrol hapları
en sık saç dökülmesi yapan ilaçlardır.
Genetik hastalıklar ve saç dökülmesi:
Genetik hastalık ve saç konusu üç ana bölüm halinde incelenebilir:
Sadece saçları etkileyen genetik hastalıklar (bkz. Tablo1).
Ön planda deri ile ilgili hastalıklar olan diş ve tırnak anormallikleri gösteren genetik hastalıklar (bkz. Tablo2).
Genetik hastalıklarda gözlenen saç hastalıklar (bkz. Tablo3).
Sonuç olarak genetik hastalıkların önemli bir kısmında saç bulgularına rastlanır, ayrıca da pek çok birincil saç hastalığında genetik faktörler etkilidir. Tanı konurken dermatoloji ve genetik uzmanlarının görüşünü almak gereklidir.
Hastalık |
Kalıtım Şekli |
Androjenik Alopesi |
Cinsiyetten etkilenen otozomal dominant kalıtım |
Hipotrikoz Sendromu |
Otozomal resesif |
Erken Beyazlama Sendromu |
Otozomal dominant |
Psödopelad |
Otozomal dominant |
Gevşek anajen Sendromu |
Otozomal dominant, genetik heterojenite |
Yünsü saç |
Otozomal dominant |
Alopesi areata |
Otozomal dominant |
Ailevi Fokal Alopesi |
Otozomal dominant |
Tablo 1: Sadece Saç Bulgusu Olan Genetik Hastalıklar
Hastalık |
Saç bulgusu |
Kalıtım Şekli |
İncontinentia Pigmenti |
Atrofik Patchy alopesi, mat, tel gibi kaba seyrek |
X'e bağlı dominant, erkeklerde lethal |
Dizkeratozis Congenita |
Seyrek ve ince, nadiren erken beyazlama |
X'e bağlı resesif |
Trichoodontoonychial disp. |
Ciddi hipotrikoz |
Otozomal resesif |
Hipohidrotik Ektodermal Displazi |
İnce, kuru, hipokromik, seyrek lopesi |
X'e bağlı resesif |
Hay-Wells Sendromu |
Seyrek alopesi |
Otozomal dominant |
Goltz Sendromu |
Seyrek ve kırılgan, lokalize alopesi |
X'e bağlı dominant, erkeklerde lethal |
Rapp.Hodgkin Ektodermal |
Seyrek ve ince saç, pili canalicüli |
Otozomal dominant |
Tablo 2: Dermatolojik bulguların ön planda olduğu sendromlarda saç bulguları ve kalıtım özellikleri
Seyrek saç (sparse) |
Cockayne Sendromu, Homosistinüri |
Kıvrık (Kinky) |
Menkes Sendromu |
Cılız saç (fine) |
Rapp.Hodgkin Ektodermal Displazi Send. |
Açık renk (blonde) |
Prader Willi Sendromu, Fenilketonüri, Albinizm |
Kıvırcık (curly) |
Cardio-Facio-Cutaneus Sendromu |
İnce (thin) |
Hallerman Streiff Sendromu, Weawer Sendromu, Tricho- Rhino- Phalangeal Sendromu |
Tel gibi (wiry) |
EEC Sendromu |
Kırılgan (fragile) |
Mc Kusick tipi Metafizeal Displazi |
Yavaş uzama |
Oculodentodigital Sendrom |
Beyaz perçem |
Waardenburg S. Whiteforelock with malformations |
Erken Beyazlama |
Waardenburg Sendromu, Rothmund-Thomson Sendromu |
Kuru (dry) |
Oral-Facial-Digital Sendrom |
Düşük ense saç çizgisi |
Turner Sendromu, Penta X Sendromu, Klippel-Feil Squensi |
Alopesi |
Werner S. Johanson Blizzard S., Lenz-Majevsky Hyperostosis S., Dubowitz S., GAPO Sendromu |
Widow's peak |
Aarskorg Sendromu |
Tablo 3: Genetik Sendromlarda sık görülen saç bulguları
Androgenetik alopesi (erkek tipi saç dökülmesi)
Androgenetik alopesi erkeklik hormonu olan androgenler tarafından etkilenen, genetik olarak yatkın olan kişilerde genellikle puberte sonrası dönemde 20li 30lu yaşlarda ortaya çıkan ve öncelikle alın bölgesindeki saç çizgisinin çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip açılmasıyla ortaya çıkan durumdur. Bir hastalık olarak kabul edilmez onun yerine erkeklerin karakteristik yapısı olarak kabul edilir. Kadınlarda da Androgenetik Alopesi oluşabilir ancak oluşma şekli farklıdır.
Ergenlik dönemi sonrası erkeklerin yaklaşık yarısı androgenetik alopesi ile karşılaşabilir. Androgenetik alopeside üç etken baş rol oynar:
Yaşlanma
Yaşlanan organizmanın dayanıklılığı azalır. Saç da bir organizma parçası olduğundan, geçen yıllar saçların da dayanıklılıgını azaltır. Genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde geçen zaman içerisinde saç dökülmesi oranı artar.
Hormonlar
Kelleşme ile erkeklik hormonu arasında bir ilişki vardır. Androgen hormonu erkeklik hormonudur. Bir androgen hormonu olan testeron Alfa-5 redüktaz isimli enzim tarafından dihidrotestosterona (DHT) dönüştürülür. DHT de saç kökleri üzerindeki reseptörlere baglanarak etkisini gösterir. Alfa-5 redüktaz enzim eksikliği olan erkeklerde saç dökülmesi oluşmaz. DHT genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde anagen faz süresini kısaltır. Bu durum her saç yaşam döngüsünde anajen fazın daha da kısalmasına yol açar. Bu saçın maulaşabileceği maksimum saç uzunluğunun azalması ve saçların genel görünümünde anagen fazında olan saçların göreceli olarak azalması demektir.
Katajen ve telojen faz (ara faz ve dinlenme fazı) saçın dökülmesi ile sonlanır. Bu fazlarda süre olarak değişiklik olmaz. Ancak anajen faz kısaldığında herhangi bir anda tüm saç kütlelerindeki oranlar göreceli olarak artmış olur. Bu da orantısal olarak daha fazla saçın dökülmesi demektir.
Anajen fazda normalde iki tip saç üretilir: 1. Terminal(kalın ve renkli)saçlar 2. Vellus (ince ve renksiz) saçlar. Bilindiği gibi vellus saçlar daha çabuk dökülen saçlardır. Yine Androgenetik Alopesi kişilerde hormonların ve genlerin etkisiyle terminal saç köklerinde gittikçe hızlanan bir biçimde küçülme (minyatürizasyon) oluşur. Bunun sonucu terminal saçlar vellus saçlara benzemeye başlar. Minyatürize olmuş köklerde zayıf, ince ve renksiz (vellus) saçlar üremeye başlar. Küçülmeye devam eden kökler bir süre sonra mikroskopla incelendiğinde hücre kılıfının bir kalıntısı haline döndüğü görülür ve saç kökü böylelikle yok olur.
Hem erkekler hem de kadınlar androjen hormonu taşırlar. Herkeste bu hormonlar olduğuna göre niçin herkesin saçının dökülmediği sorulabilir. Burada genetik taşıyıcılık olması yanında aşağıda belirtilen hususlar da önemlidir:
- Androgenetik Alopesi olanların saçındaki androjen reseptörlerinin sayısı fazladır. Hormon normal düzeyde olsa onu bağlayan reseptör çok olduğundan hormonun saç üzerine etkisi çok olmaktadır.
- Androgenetik Alopesili kişilerin reseptörleri daha hasastır.
- Androgenetik Alopesili vakalarının Alfa-5 redüktaz enzimi aktivitesi daha fazladır.
Sıklık
Ergenlik dönemi sonrası beyaz erkeklerin %94.96sında alın bölgesindeki saç çizgisinde gerileme olduğu, yaklaşık %50sinde de alın ve tepe bölgesinde dmkülme olduğu belirtilmiştir.
Erkeklerin %30u 25 yaşında, %40ı 40 yaşında, %50si 50 yaşında Androgenetik Alopesi belirtisi gösterir.
Kadınların %20-30 kadarında da Androgenetik Alopesi görülür.
Gebelik ve saç dökülmesi
Ateşli hastalık, doğum, kronik sistemik hastalıklar, aşırı stresler, heparin vb ilaçların alınması sonucu ya da yeni doğan bebeklerde görülen hızlı gelişen saç kaybı bu isim altında incelenir. Ayrıca trioıd hormonunun azalması, ağır cerrahi operasyonlar, anestezi alınması ve aşırı diyetler sonucunda da bu tarz saç dökülmesi oluşur.
Bazı araştırmalar ise saç siklusunun farklı fazlarında gelişen değişiklikler temelinde tanımlama yapmıştır..
Telojen effluvium ve gebelik
Gebelik sonrası telojen effluvium fonksiyonel olarak gecikmiş anajen fazın en çarpıcı örneğidir. Yapılan çalışmalar gebeliğin son döneminde telojenin iyice azaldığını göstermiştir. Gebeliğin son döneminde anajen oranı %95'e kadar çıkabilir.
Doğumdan sonra genellikle (2 ve 3 ay sonra) anajen saçlar telojen saça döner ve saç dökülmesi belirgin hale gelir. Normal saç dökülmesinden 2-3 kat daha fazla saç dökülür. Bu süre genellikle 2 veya 3 ay sonra başlar ancak 6 aya hatta 1 yıla kadar uzayabilir
Telojen effluvium'a ilaçlar, kaza ile bulaşma sonucu alınan selenyum ve arsenik, biyotin yetmezliği, damardan beslenme ve aşırı çiğ yumurta akının alımı da sebep olabilir. Diyaliz hastalarında görülebilir.
|